DOLAR 47,84220,10%
EURO 55,37960,31%
ALTIN 6.737,190,68
BITCOIN 3010137-1%
Diyarbakır
36°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

“Kürt sorunu benim sorunumdur” dedi ve sözünü tuttu…

“Kürt sorunu benim sorunumdur” dedi ve sözünü tuttu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Ağustos 2005’te Diyarbakır’da “Kürt sorunu benim de sorunumdur” sözleriyle ortaya koyduğu yaklaşımın üzerinden 21 yıl geçti. Türkiye bugün, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi hedefiyle yürütülen “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir döneme girerken, 2005’teki tarihi çıkış yeniden gündeme geldi.

ABONE OL
13 Ağustos 2026 11:02
“Kürt sorunu benim sorunumdur” dedi ve sözünü tuttu…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

SEDAT IRMAK / ANALİZ – Türkiye siyasetinde bazı sözler, söylendiği günün ötesine geçerek yıllar sonra yeniden anlam kazanıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Ağustos 2005’te Diyarbakır’da yaptığı konuşmada kullandığı “Kürt sorunu benim de sorunumdur” ifadesi de bu sözlerden biri olarak öne çıkıyor.

Erdoğan’ın o dönem Başbakan olarak Diyarbakır’da yaptığı konuşma, Kürt meselesinin açık biçimde tartışıldığı önemli siyasi dönemeçlerden biri oldu. Erdoğan, meselenin yalnızca belirli bir kesimin değil, Türkiye’nin tamamının meselesi olduğunu vurgulayarak çözüm için demokrasi, vatandaşlık hakları ve refah başlıklarına işaret etti.

Aradan geçen 21 yılda Türkiye çok farklı siyasi ve güvenlik dönemlerinden geçti. Demokratik Açılım ve Çözüm Süreci deneyimlerinin ardından yeniden yoğunlaşan terörle mücadele, Türkiye’nin gündemindeki en önemli başlıklardan biri oldu.Bugün ise Ankara’nın gündeminde yeni bir kavram bulunuyor: “Terörsüz Türkiye.”

Diyarbakır’da başlayan mesaj, bugün farklı bir zeminde

2005 yılında Diyarbakır’da vatandaşların karşısına çıkan Erdoğan’ın verdiği mesaj, Türkiye’nin kronik sorunlarını çözme iradesi üzerinden şekillenmişti.

Bugün yürütülen süreçte ise hedef daha geniş bir çerçevede ele alınıyor. Terörün sona erdirilmesi, silahların devre dışı bırakılması, toplumsal bütünlüğün güçlendirilmesi ve sürecin hukuki zemine oturtulması öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

Bu kapsamda TBMM Genel Kurulu’nda 10 Ağustos 2026’da kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”, sürecin önemli adımlarından biri oldu. Düzenleme 467 kabul oyuyla yasalaştı; 87 ret ve 7 çekimser oy kullanıldı.

Yasanın dikkat çeken yönlerinden biri de sürecin yalnızca siyasi söylem düzeyinde bırakılmayıp belirli şartlara bağlı hukuki mekanizmalarla desteklenmesi oldu. Düzenlemede, örgütün fiili varlığının sona ermesi ve silahların teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gibi koşullar yer alıyor.

Erdoğan’ın siyasi çizgisinde dikkat çeken dönüşüm

Erdoğan’ın 2005’teki Diyarbakır konuşması ile bugün savunulan “Terörsüz Türkiye” hedefi arasında doğrudan bir siyasi devamlılık bulunduğu görüşü, iktidar çevrelerinde özellikle öne çıkarılıyor.

Bu bakış açısına göre 2005’te meseleye “sahiplenme” iradesiyle yaklaşan Erdoğan, sonraki yıllarda farklı yöntemleri deneyerek Türkiye’nin terör sorununu kalıcı biçimde çözme hedefinden vazgeçmedi.

Özellikle son dönemde sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesi ve geniş bir siyasi mutabakatla yasalaşması, iktidar açısından önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor. 467 kabul oyunun çıkması da düzenlemenin Meclis’te geniş bir destek bulduğunu ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı “Sözünü tuttu”

21 yıl önce Diyarbakır’da Kürt meselesini Türkiye’nin ortak meselesi olarak tanımlayan Erdoğan’ın bugün “Terörsüz Türkiye” hedefini savunması, destekçileri tarafından “2005’te başlayan siyasi iradenin yeni bir aşaması” olarak yorumlanıyor.

Diyarbakır’ın hafızasında 21 yıl sonra yeni bir sayfa

Diyarbakır, 2005 yılında Erdoğan’ın tarihi konuşmasına ev sahipliği yapmıştı. Aradan geçen yılların ardından yine aynı şehir, Türkiye’nin terör sorununu geride bırakma hedefinin konuşulduğu yeni dönemin sembol kentlerinden biri olmayı sürdürüyor.

2005’te “Bu sorun benim de sorunumdur” diyerek Kürt meselesini Türkiye’nin ortak sorunu olarak tanımlayan Erdoğan’ın bugün önüne koyduğu hedef ise “Terörsüz Türkiye.”

İki tarih arasındaki 21 yıl, Türkiye’nin kolay bir süreçten geçmediğini gösteriyor. Ancak bugün gelinen noktada iktidar cephesi, yıllardır süren terör sorununun sona erdirilmesi için tarihi bir fırsat bulunduğu görüşünde.

Bu nedenle Erdoğan’ın 2005’te Diyarbakır’da verdiği mesaj, bugün yalnızca geçmişe ait bir siyasi açıklama olarak değil, Türkiye’nin terör sorununu geride bırakma hedefinin uzun yıllara yayılan siyasi hikâyesinin önemli dönüm noktalarından biri olarak yeniden değerlendiriliyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
SON DAKİKA DİYARBAKIR\\\'IN SESİ
--:--:--
Diyarbakır Diyarbakır Valiliğinden Kuduz Açıklaması Diyarbakır Diyarbakır’da Magandalar Gazetecinin Canını Hiçe Saydılar Diyarbakır Diyarbakır’da 4 yaşındaki çocuk kuduz nedeniyle entübe edildi Asayiş Haberleri Yıllardır Çözülemeyen İki Cinayette Yeni Gelişme: 17 Şüpheli Gözaltında Diyarbakır Diyarbakır’da Teknoloji Mağazası Açılışında İzdiham! Diyarbakır Çınar’da minibüs ile traktör çarpıştı: 2 kişi hayatını kaybetti, 6 yaralı Diyarbakır Diyarbakır’da Geceyi Kaza Sesi Böldü: 4 Yaralı Diyarbakır Diyarbakır’da uyuşturucu tacirlerine operasyon: 4 şüpheli tutuklandı Eğitim Ezanı güzel okuma bölge birincisi Gaziantep’ten Diyarbakır Diyarbakır’da Yeni Döneme Destek: Huzur ve Birlik İçin Önemli Bir Adım Diyarbakır Böyle rezillik olmaz: Piknikçiler doğal güzelliği çöp içinde bıraktı Diyarbakır Yenişehir’de Diş Kliniğine Silahlı Saldırı: 3 Şüpheli Tutuklandı Diyarbakır Diyarbakır’da Jandarmadan Narkotik Operasyonu Diyarbakır Devlet Diyarbakır’da depremin izlerini sildi siliyor…! Diyarbakır Mardin’de 3 Kişinin Öldüğü Kazada Yeni Gelişme: TIR Sürücüsü İçin “Kusursuzluk” İtirazı Asayiş Haberleri 17 İlde Alihan Kuriş Operasyonu: 30 Şüpheli Gözaltında Diyarbakır “Kürt sorunu benim sorunumdur” dedi ve sözünü tuttu… Diyarbakır Silvan Projesi’nde kritik eşik: 2 milyon 350 bin dekar arazi suyla buluşacak Siyaset AK Parti’den DEM Partili Tülay Hatimoğulları’nın sözlerine sert tepki Asayiş Haberleri Bayrağımızı yakan o hadsiz yakalandı