İş yerinde satış takım lideri olarak görev yapan bir çalışan, iş arkadaşlarıyla kurduğu kapalı WhatsApp grubundaki yazışmalar nedeniyle işten çıkarıldı. Grupta hakaret ve kaba ifadeler kullanıldığını öne süren işveren, çalışanla iş sözleşmesini tazminatsız olarak feshetti. İşçi ise özel yazışmalarının hukuka aykırı biçimde elde edildiğini belirterek yargıya başvurdu. Kıdem ve ihbar tazminatlarının yanı sıra ödenmeyen fazla mesai ücretlerini de talep eden çalışanın açtığı davada, yerel mahkeme işçiyi haklı buldu.
Davaya bakan yerel mahkeme, WhatsApp grubunun herkese açık olmadığını ve işverenin fesih gerekçesini yazılı delillerle kanıtlayamadığını değerlendirdi. Tanık ifadelerinde de grupta olumsuz yazışmalar bulunduğunun doğrulanmaması üzerine işten çıkarmanın haksız olduğuna hükmedildi.
Mahkeme, çalışana kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesine karar verirken fazla mesai alacağının da tanık anlatımları doğrultusunda hesaplanmasını kararlaştırdı.
İşverenin itirazı üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, sunulan ekran görüntüsünün kime yönelik olduğunun belirlenemediğine dikkat çekerek kararı bu yönüyle yerinde buldu.
Dosyayı inceleyen Yargıtay, hukuka aykırı yollarla elde edilen WhatsApp yazışmalarının haklı fesih gerekçesi olarak kullanılamayacağına hükmetti.
Yüksek Mahkeme, çalışanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı yönündeki kararı onadı. Böylece kapalı bir mesajlaşma grubundaki özel yazışmaların hukuka aykırı biçimde elde edilmesinin, tek başına tazminatsız işten çıkarma gerekçesi oluşturamayacağı yönündeki değerlendirme benimsendi.
Yargıtay, dosyada kıdem ve ihbar tazminatlarının hesaplanmasında kullanılan ücretin belirlenmesine ilişkin de değerlendirmede bulundu. Ücret eklerinin hesaplanmasında, fesih tarihinden geriye dönük son bir yılda yapılan ödemelerin aylık ortalamasının dikkate alınması gerektiğini belirtti.
Fazla mesai talebi yönünden ise farklı bir sonuca ulaşıldı. İşçinin çalışma saatlerini somut biçimde ortaya koyamadığı, tanıkların fazla çalışmanın sürekli değil istisnai olduğunu belirttiği ve yazılı delil sunulmadığı gerekçeleriyle bu konudaki karar bozuldu.
Yargıtay ayrıca, imzalı ve ihtirazı kayıtsız ücret bordrolarının aksinin kural olarak yazılı delille kanıtlanması gerektiğini vurguladı.
Kararla birlikte, özel mesajlaşmaların iş hukuku kapsamında delil olarak kullanılmasında elde edilme yönteminin önemine dikkat çekilirken, fazla mesai alacaklarında da somut çalışma kayıtlarının ve yazılı belgelerin belirleyici olabileceği ortaya konuldu.
ASAYİŞ HABERLERİ
Az önceDİYARBAKIR
Az önceDİYARBAKIR
Az önceDİYARBAKIR
27 dakika önceGÜNCEL
1 saat önceSPOR
2 gün önceDİYARBAKIR
2 gün önce
1
Fenerbahçelilerden Deniz Undav’a çirkin saldırı
2
Sivas’ta 11 aylık Büşra için soruşturma derinleşiyor: İfadeler kan donduruyor
3
Diyarbakır’da viyadük faciasında ölen işçilerin cenazesi toprağa verildi
4
Jandarma: JAK ve SAK timlerimiz 23 olaya müdahale etti
5
Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne konser soruşturması: 13 gözaltı