Google ve YouTube gibi dev sosyal medya platformlarının, Gazze’de yaşanan insanlık dışı olayları ve İsrail eleştirilerini engellemesi büyük tepki çekti. Uzmanlar, bu taraflı sansürün ifade özgürlüğüne darbe vurduğunu belirterek, platformlara sorumluluk çağrısında bulundu. Dijital Platformlarda Sansür Endişesi Artıyor Son günlerde Gazze’de yaşanan trajik insani krizle ilgili görüntü ve haberlerin Google ve YouTube tarafından engellenmesi, sosyal medya kullanıcıları ve haber sitelerinde büyük tepkiye yol açtı. Özellikle YouTube’daki video içeriklerinin kaldırılması ve Google aramalarında ilgili haberlerin görünmemesi, dijital platformların haber akışını kontrol ettiği tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar: İfade Özgürlüğü Tehlikede Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz medya ve iletişim uzmanları, bu tür engellemelerin evrensel ifade özgürlüğüne ciddi bir darbe olduğunu vurguladı. Uzmanlar, “Bilgiye erişim herkesin temel hakkıdır. Dijital platformların tek taraflı sansür uygulaması, gerçeklerin perde arkasında kalmasına yol açıyor” diyerek tepkilerini dile getirdi. Algoritmalar ve Tarafsızlık Sorunu Google ve YouTube’un içerik politikalarını belirleyen algoritmaların, siyasi baskılar nedeniyle taraflı hareket ettiğine dair şüpheler giderek artıyor. Uzmanlar, “Algoritmaların şeffaf olmaması, hangi kriterlerle hangi içeriklerin engellendiğinin bilinmemesi, kullanıcı güvenini zedeliyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca, platformların içerik denetiminde insan denetimine ve bağımsız incelemelere daha fazla yer vermesi gerektiği belirtildi. Sosyal Medya Devlerine Sorumluluk Çağrısı Medya uzmanları, Google ve YouTube gibi küresel dijital devlere önemli bir sorumluluk düştüğünü belirtiyor. “Bu platformlar, sadece teknoloji şirketleri değil, aynı zamanda küresel bilgi dağıtımının mihenk taşıdır” diyen uzmanlar, platformların içerik politikalarını gözden geçirip, tarafsız ve demokratik bilgi akışını sağlayacak adımlar atmasını talep ediyor. Küresel Kamuoyunun Bilinçlenmesi ve Hareketlenmesi Gerekiyor Uzmanlar, halkın bu tür sansürlere karşı bilinçlenmesinin önemine vurgu yapıyor. Uluslararası insan hakları örgütlerinin de dijital platformlardaki sansür politikalarına karşı daha aktif müdahalede bulunması gerektiği belirtiliyor. Böylece gerçeklerin engellenmeden, dünya kamuoyuna eksiksiz ulaşması sağlanabilir.