HABER MERKEZİ (ANKARA) – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde partisinin grup toplantısında yaptığı kapsamlı konuşmada, iç ve dış politikaya ilişkin önemli mesajlar verdi. Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin Türkiye için hayati önemde olduğunu belirterek, bu sürece karşı çıkan ya da baltalamaya çalışan her yaklaşımın açık bir şekilde karşısında olduklarını ifade etti.
Bahçeli, söz konusu hedeflere dudak bükenlerin ya da bu hedefleri sekteye uğratmaya çalışanların Türkiye ve millet aleyhine hareket ettiğini savunarak, demokratikleşme sürecinin samimiyet, sadakat ve ortak değerler temelinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Sözlerin doğru olmasının yeterli olmadığını belirten Bahçeli, millete aidiyet ve sadakat duygusunun da belirleyici olması gerektiğini söyledi.
Terörsüz Türkiye sürecinin önünde engel oluşturan kurumsal ve yasal sorunların giderilmesinin TBMM’nin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayan Bahçeli, birlik ve dayanışma kültürünü zedeleyen yaklaşımların demokrasiye değil, anarşiye hizmet ettiğini ifade etti. Farklılıkları çatışma alanına dönüştürmenin toplumsal kopuşları derinleştireceğini belirten Bahçeli, demokratikleşme projelerinin ancak asgari müşterekler temelinde ele alındığında kalıcı olabileceğini söyledi.
Bahçeli, sağlam temeller üzerine daha güçlü, ileri demokratik ve hukuki yapıların inşa edilmesinin siyaset kurumunun ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek, yapay kriz ve güven bunalımı söylemlerinin sorumsuzluk örneği olduğunu kaydetti.
Suriye’de yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, bu sürecin Türkiye’ye taşınarak Kürt vatandaşlar üzerinden provokasyon yapılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Kürtlerle terör örgütlerinin yan yana getirilmesini büyük bir yanlış olarak değerlendiren Bahçeli, Suriye’de yeni bir siyasal ve idari yapının oluştuğunu ve bunun devlet egemenliği açısından önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.
Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında varılan mutabakatlara dikkat çeken Bahçeli, bu sürecin Suriye’nin egemenliğini güçlendirdiğini ve uzun vadeli istikrar açısından belirleyici bir dönemeç olduğunu belirtti. Devlet otoritesinin sağlandığını vurgulayan Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydetti.
Bahçeli, 27 Şubat 2025 tarihinde yapılan çağrının ardından PKK’nın verdiği sözlerin arkasında durduğunu savundu. Silahların bırakılması ve örgütsel çözülmenin sağlandığını ifade eden Bahçeli, bu çağrının örgütün tüm bileşenleri için bağlayıcı olduğunu söyledi.
Gelinen noktada bölge halkları için tarihi bir fırsat doğduğunu belirten Bahçeli, Araplar, Kürtler, Türkmenler ve diğer halkların birlik ve kardeşlik içinde yaşaması adına somut gelişmelerin ortaya çıktığını dile getirdi. Olası provokasyonlara karşı sabır, tedbir ve temkin çağrısı yaptı.
CHP Genel Başkanı’nın Suriye ile ilgili açıklamalarını sert bir dille eleştiren Bahçeli, bu yaklaşımı siyasi bir hezeyan olarak nitelendirdi. Erken seçim çağrılarına da net bir şekilde karşı çıkan Bahçeli, seçim tarihinin belli olduğunu belirterek, erken seçimin gündemde olmadığını söyledi.
Bahçeli, erken seçim tartışmalarının Türkiye’nin gerçek gündeminden uzaklaştırma amacı taşıdığını savunarak, bu tür çağrıların siyasi ciddiyetle bağdaşmadığını ifade etti.
ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesine de değinen Bahçeli, böyle bir girişimin sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyecek ciddi sonuçlar doğuracağını söyledi. İran’a yönelik bir saldırının emperyalist bir yaklaşım olacağını savunan Bahçeli, hiçbir ülkenin başka bir devlete bu şekilde müdahale etme hakkı olmadığını dile getirdi.
Epstein belgelerinin ortaya çıkış zamanlamasına dikkat çeken Bahçeli, söz konusu belgelerin küresel ölçekte ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi. Belgelerde yer alan iddiaların insanlık vicdanını yaraladığını belirten Bahçeli, çocuk istismarı ve ahlaki çöküşün insanlık için büyük bir tehdit olduğunu ifade etti.
Konuşmasını sonunda Milliyetçi Hareket Partisi’nin doğru bildiği yoldan ayrılmayacağını belirten Bahçeli, “Onlar Milliyetçi Hareket Partisi’yle, Milliyetçi Hareket Partisi de Türkiye ve dünya sorunları ile uğraşmaya devam edecektir. Biz siyaseti, ‘siyaset olsun diye’ değil, milletimize ve ülkemize hizmet için yapıyoruz. Çünkü başkaları gibi ilkeleri, nezaketi, hoşgörüyü unutma lüksüne sahip değiliz. Bu aziz vatan hepimizindir, temel varoluş sebebimizdir. Bunun için her şeyimizdir, her şeyden de azizdir. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi noktalarken hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyor, en iyi dileklerimi sunuyorum. Ama aziz dava arkadaşlarım, Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” dedi.
DİYARBAKIR
1 saat önceDİYARBAKIR
8 saat önceDİYARBAKIR
8 saat önceDİYARBAKIR
8 saat önceDİYARBAKIR
1 gün önceDİYARBAKIR
1 gün önceDİYARBAKIR
1 gün önce
1
Cumhurbaşkanı Erdoğan da O ilahiye kayıtsız kalamadı
2
Bakan Kurum: Malatya’da acının yerini umut, enkazın yerini 80 bin sağlam konut aldı
3
YSK, CHP gündemiyle toplanıyor
4
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Meclis’teki yumruklu kavgaya ilişkin sert sözler
5
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: 2026 bütçesi Türkiye Yüzyılı’nın stratejik hedeflerini güçlendiriyor